|
Aşık Sümmani’nin hayatını birde torunu Aşık Nusret Sümmanioğlundan* Dinleyelim. |
|
Aşık Sümmani Rumi 1277 Miladi 1861 yılında Erzurum’un Narman kazasının Samikale köyünde doğdu. 1914’te (54) yaşında vefat etti. Aşıklık başlangıcı(Torunu Nusret Sümmanioğlunun anlattıkları): Hasan oğlu Hüseyin (Sümmani) 11 yaşında iken Samikale köyünde bulunan Şekerli düzünde Hızır Aleyhi selama rastlar. Hızır aleyhi selam sorar “Hüseyin oğlum bu köyün adı nedir?” Hüseyin “Samikale” diye cevap verir. Hüseyin Şekerli düzünde koyun otlatmaktadır. Bu kez Hızır Aleyhi selam sorar “oğlum Hüseyin , ekmeğin var mı?” Hüseyin’in davarcığında iki ekmeği vardır. Çıkarır birini verir. Hızır Aleyhi selam ekmeği geri verir. Hüseyin sorar “Amca neden ekmeği geri veriyorsun?” O zaman kendisinin Hızır olduğunu Hüseyin’e söyler ve derki “Hızır ekmek yemez” Hızır Aleyhi selam Hüseyin’e “Gel otur oğlum, dizimin dibine” der. Dualar öğretir. Ve derki bu buluşma ve dualardan kimseye kırk gün söz etme. Kırk birinci günü Ablak taşının dibine git Hak tarafından taksimatın verilecektir. Sonrada kaybolur gider. Hüseyin kırk gün bu duaları okur. Kırk birinci gün ablak taşının önüne gider. Vakit öğle namazı vaktidir. Abdest alma vesilesiyle uykuya dalar. Rüya aleminde kırk tane kuş görür. Bu kuşlar yukarıdan yere ayak basanda beni Adem suretine girerler. Bade içirirler. 18 saat baygın Ablak taşının dibinde yatar. Gözünü açar hiç kimse yoktur. Karanlık olmuş vakit gece yarısı. Ağlar. Bir ses “Korkma oğlum buradayım” Bakar ki kırk gün önce Şekerli düzünde rastlayan Hızır Aleyhi selam at üzerinde duruyor. Hüseyin’i alır kucağına ve köyün kenarına getirir. Attan indirir ve der ki ”Oğlum adın Hüseyin’dir Mahlasın Sümman . Siz için dünyada kavuşmak haram” Gözden kaybolur. İşte Sümmani’nin aşıklık başlangıcı ve adı bu şekilde başlar. Samikale köyünde yatsı namazından sonra insanlar sıra türküsü ve sohbetler yaparlarmış. Hüseyin çocuk olduğundan sıra türküsüne katılamazmış. Bunu da şu dörtlükte dile getirmektedir Binikiyüzyetmişyedi devrinde, Emrettiler geldur nöbete beni. Sübyan lisanımda eklişirimde, Katmadılar sohbete beni. Yine medresede sıra türküsünde Sümmani türküsüne başlar böylece aşıklığı başlamış olur. Rüyasında kendisine bade tepsisini sunan Gülperi’yi aramaya koyulur.
Sabah seherinde oldum perişan, Bir nur doğdu alem oldu urişan. Selam verdi geldi üçdek devrişan, Lisanları bir hoş sedası tek tek.
Abdesten aldılar uyandım habdan, Aslımız yapılmış haki turabdan. Üç harf okuttular yeşil yapraktan, Okudum harfini noktası tek tek.
Nuş ettim badesini gördüm rengini, Tam onsekiz saat sürdüm cengini. Yar yüzünde saydım üçbeş benini, Halhalın altında hırdası tek tek.
Lisanları düzgün eyler niyazı, Onlarda mevcuttur ilmi elfazı. Dediler gah kılak namazı, Yığıldı aldılar abdesi tek tek
Okudum harfini zihnim bulandı, Yarelerim göz göz oldu sulandı. Baktım çar etrafa kadeh dolandı, Nuş ettim kırkların badesin tek tek.
Bana derler Sümman gel etme meram, Kişiyi çürütür derdi ile verem. Biz için dünyada kavuşmak haram, Böyle kalem çalmış Hüdası tek tek
----------------------------------- *Aşık Nusret Sümmanioğlu (rahmetli) Narman ilçemizi tanıtan ve derneğimizin çıkardığı dergi için anlatmış.
|